Dieter Bohlen hakkında


Dieter Bohlen, 7 şubat 1954'de Oldenburg'da, tesisatçı Hans Bohlen ve eşi Edith'in oğlu olarak dünyaya geldi. Bir yıl sonra ise tek erkek kardeşi Uwe doğdu.

Daha küçük bir çocukken Dieter'in müziğe ilgisi oldukça belliydi. Kendi kendine piyano ve gitar çalmayı öğrendi. Dokuz yaşında da Beatles'in şarkılarını çalabiliyordu. Daha 11 yaşında, ilk şarkısını yazdı: "Viele Bomben Fallen", Türkçe anlamı ile "Birçok Bomba düşüyor", restoranlarda ve büyük başarı elde etmemesine rağmen yetenek yarışmalarında eserlerini sergiliyordu küçük Dieter.

İlk yaptığı iş Hamburg limanında dayısıı Heinz Giszas yönetiminde çalışmak olmuş.

"Durum böyleyken okula vakit ayırmak zor değil miydi?" 9 yaşındaki oğlunun çok sevdiği gitarı kırdığı sırada Dieter'in babası, bu soruyu kendisine sormaktaydı. Gitarı kırma gerekçesi: Dieter, ev ödevlerini yapmamıştı.

Bunların dışında Dieter, diğer herkese bir melek(!) gibi davranıyordu: Kendisine uymayan bir davranışla karşılaştığı zaman, küstahlık dizboyu oluyordu. Dieter, okulda asi bir tutum izlemeyi seçmiş ve öğrenciler ile öğretmenleri ile arası açık olmuş hep. Bu yüzden Dieter, çoğu zaman okulunu değiştirmek zorunda kaldı. Birden eğitim üzerine fikirlerini değiştirdi, ve 10. sınıfı geçmeyi sonunda başardı.

Ayrıca Dieter, atletizm dalında çalışıyordu ve okulun en iyisi olacak kadar iyi bir sporcuydu. Bunun dışında Tenis de genç Dieter'in ilgisini çekiyordu ve erkek kardeşi ile sık sık tenis oynuyordu.

17 yaşında Dieter, Goettingen Üniversitesi'ne Çalışma Ekonomisi okumak için kayıt yaptırdı, aynı zamanda üniversite gruplarında profesyonel olarak müzisyenlik yapıyordu.

1971'de Queen, The Beatles & Deep Purple gibi gruplar sürekli manşetlerde yer alıyordu. Ve bunun sonucu olarak Dieter'in müziğinde de etkileri olmuştur: özellikle rock tarzında bir grup kurmayı düşünüyordu Dieter.

Yüksek öğrenim süresince boş zamanlarında birçok müzik grubunda çalmıştır Dieter. Bunlardan biri de "Mayfair" adlı Hard-Rock grubuydu. 1977'de arkadaşı Holger ile beraber Monza adlı grubu kurmasına kadar böyle devam etti.

İlk ve tek albüm kayıtları "Heisse Nacht in der City" ve "Hallo Taxi Nr. 10" oldu ve ne yazık ki bu şarkılar büyük bir başarısızlığa imza attı. Dieter, 1979 yılında üniversite öğrenimini tamamladı.

70'lerin ortalarında Dieter, bir disco'da gelecekteki eşi Erika ile tanıştı. 11 Kasım 1983'te Dieter ve Erika Hamburg-Wandsbeck'te evlendiler. Erika'dan 1985, 1988 ve 1990'da çocuk sahibi oldu - Marc, Marvin Benjamin ve Marielin.

Dieter, daha üniversitedeyken "Hamburg Publishing House" a birçok şarkı sözü göndermişti. Öğrenimini tamamladığında şöyle bir cevap geldi Dieter'e: Her ay 36 berbat şarkı yazmak yerine 1 tane, ama iyi olan bir şarkı daha uygun olur.

Bu cevabı Dieter ciddiye aldı ve çok sayıda parçayı o zamanın Alman müzik ortamındaki starlar için yazdı. Fakat bu, onun müziği, onun tarzı değildi. 110'un üzerinde parça ile daha çok ve daha derin olarak müzikal açıdan kendisini yetiştirmeye çalıştı, ve de daha fazla başarı için.

1979'dan 1981'e kadar Dieter, Hamburg'daki müzik yayıncısı şirket Intersong/Chapell'de 'ulusal telif hakları değerlendirme departmanında yöneticilik yaptı, besteci ve yapımcı olarak çalıştı.

Dieter, kendi ismi yerine farklı adlar altında birkaç şey kaydetmiş ve yapımını üstlenmişti:

Monza - Hello Taxi Nr 10, Ginny, Cola und Rock 'n Roll, Heisse Nacht In Der City
Sunday - Jung und Frei, Worte aus Glas, Hale Hey Louise
Countdown GTO - Magic Race, Samuraj
Ryan Simmons - The Night Is Yours, The Night Is Mine, Lucky Guy
Steve Benson - Telephone Girl, Mary Elaine, Love Takes Time, Don't Throw My Love Away

Tesadüfi olarak Dieter Bohlen, önceden az da olsa başarılı olmuş şarkıcı Thomas Anders ile ilk olarak 1983 yılında Berlin Record Company, Hansa vasıtasıyla karşılaştı.

Dieter ve Thomas 1983'te Almanca birkaç şarkı kaydetti ama hiçbiri başarılı olamadı. Thomas için "Heisskalter Engel", "Zwischen Himmel und Hölle" ve "Endstation Sehnsucht" şarkılarını yazmıştı Dieter, fakat Thomas bu şarkılarla ne yazık ki karaya oturmuştu.

1984'ün sonunda Dieter (üniversite yıllarından beri Steve Benson takma adı ile şarkı yazıyordu), yine Steve Benson adıyla "You're My Heart, You're My Soul" adlı parçayı yazdı. Thomas Anders vokalist oldu, Dieter ise sadece nakarat kısmını söyledi, aynı zamanda şarkının aranjörlüğünü ve prodüksiyonunu üstlendi. Bütün hepsi ise "Modern Talking" adı altında piyasaya çıktı.

Modern Talking zamanında çok başarılı olan Bohlen, kariyerinin doruk noktasında, Marlene Schweiger ile bir hadise yaşadı ve karısı Erika ile ayrılmasına neden oldu bu.

Bu arada Dieter ile Thomas'ın eşi Nora arasında gerilim de tırmandı. Nora herşeye karışıyor ve Modern Talking'in tüm konserlerinin bir parçası olmak istiyor, bazen de lead vokal olarak Modern Talking konserlerinde yer almak istiyordu. Dieter, bu duruma çok üzülüyor, sinirleniyor ve dengesi altüst oluyor, Thomas'ın ise bir yardımda bulunduğu yoktu.

Sonunda Modern Talking dağıldı. Dieter Bohlen, Modern Talking dağıldıktan sonra yeni projesi Blue System ile müzik çalışmalarına devam etti. Dieter Bohlen, Blue System'in tüm şarkılarının yazarı, aranjörü, yapımcısıydı ve tüm şarkıları yine kendisi seslendiriyordu.

Blue Sytem'in müziği sayesinde Dieter Bohlen'in çok yönlülüğü ortaya çıktı. Eski Modern Talking fanları Dieter'in sesini bir Blue System şarkısında tanıyamamıştı, o kadar esnek çıkıyordu ki sesi.

Blue System'e baktığımızda ilk başlarda Modern Talking'in tarzının devam ettiğini fakat daha sonra sert bir müziğin yapıldığını görüyoruz. İlk Blue System albümlerinde Modern Talking etkilerine büyük ölçüde rastlanılıyor. Sonraları "Magic Symphony" ya da "Love Me On The Rocks" albümlerinde farklılıklar göze çarpmaya başladı. 10. albüm "X - Ten" sonrası artık tamamen farklı bir stil var karşımızda. Eurodance tarzının alt kolu "La Bouche" yönünde devam ediyor Blue System.

Modern Talking'in son albümü piyasaya çıkmadan daha 1987 yılında Dieter, Blue System'in ilk şarkılarını yazmıştı bile. Thomas Anders ile yaptığı son albümden önce Dieter, Intersong ile 9 milyon marklık bir sözleşmeye imza atmıştı. Ve böylece yeni grubu Blue System'in ilk adımlarını atmıştı. Bu son MT albümü ile birlikte Dieter -yeni adıyla Blue System-, yeni bir albüm yayınlıyor. "Walking On A Rainbow" adlı bu albümden, "Sorry Little Sarah", "She's A Lady" ve "Gangster Love" adlı üç single piyasada yer aldı. İlk single'ı "Sorry Little Sarah", samba stili bir şarkıydı ve listelerin 10. sırasında yer aldı.

Dieter'in kafasında Blue System'in bir grup olması vardı, yani solo bir çalışma olmayacaktı bu. Bunun için stüdyoda çalışmamış yetenekli kişilere ihtiyacı vardı.
Blue System'in 1989daki büyük SSCB konserinde Joachim Strieben ve Dirk Sauer grupta yer aldı. Dieter'in kız arkadaşı Nadja Abdel Farrag ise geri vokallerde yer aldı.

Daha sonra Nadja, Blue Sytem'in bayan lead vokali oldu. Michael Rollin drumlarda yer aldı, Wolfgang Fritsch ise gitar ve saksofon çalmıştı.

Dieter'in Moskova'ya turneye gitmesi ses getirmişti. Hava alanında 15 000 Dieter Bohlen hayranı -15 derecede onu karşılamaya geldi. Turnede 13 konser yer aldı. 400 000 kişi konserlere geldi. Dieter'e de "Rus gençliğinin kahramanı" madalyası verildi. Sovyet sanatçılar birliği Dieter'i "SSCB'nin en büyük sanatçısı" olarak seçti. Batıda yer alan bir grup bu ödülleri almamıştı. Beatles, ABBA hatta Michael Jackson bile. Fakat Dieter bunu başardı. Dieter Bohlen, "Twilight" ve "Obsession" albümlerinden eline geçen tüm parayı Rusya'daki kıtlık için vererek Rus halkına bir anlamda teşekkür etmişti. Blue System, 1990 yılında da Rusya'ya gitti.

Dieter, Blue System olarak 1998'e kadar 13 stüdyo albümü çıkardı.

Modern Talking, Blue System ve CC Catch bugün adları anılıyor durumda ise, bunda Mr. Luis Rodriguez'in payı yadsınamaz.

Luis, Modern Talking, CC Catch ve Blue System'in 1984'den beri co-prodüktörü idi ve Modern Talking soundunda büyük rol oynamıştır.

Öyle ki Dieter, "Brother Louie" şarkısını Luis (Louie) için yazmıştır.

1998'de Bohlen, Thomas Anders ile beraber Modern Talking'i tekrar kurdu. Yine başarıdan başarıya koşarken Bohlen, çok yönlülüğünü kanıtlamaya devam ediyordu. 2002'de farklı bir yönüyle de karşımıza çıktı: Kitap yazdı. Kendi biyografisini yazan Bohlen'in kitabının adı: "Nichts als die Wahrheit".

2002 yılı sonunda Bohlen, RTL'nin düzenlediği yarışma "Deutschland Sucht den Superstar" adlı yarışmada jüri üyesi oldu. Ve yarışmaya katılanlarla beraber aralık ayında "We Have A Dream" adlı bestesini piyasaya çıkardı. Satış rakamından dolayı 7. defa platin plak aldı. Şubat 2003'te de yarışmanın finalistleri ile beraber "United" adlı bir karma albüm çıkardı ve albüm Almanya'da 900.000 sınırını aştı.

Dieter Bohlen, birçok erkek ve bayan şarkıcı için şarkı yazmış ve bu şarkıcıların prodüktörü olmuştur. Bunlar;

Bonnie Tyler - Send Me The Pillow, Clouds In My Coffee
Engelbert Humperdink - Red Roses For My Sweetheart
Smokie - Young Hearts
Chris Norman -- Hunters Of The Night, Midnight Lady
Major T - Dicky Down, Keep The Frequency Clear
Double Trouble - I Swear
Touche' - I Can't Get No Sleep, This Goodbye Is Not Forever
Atisha - Secret Of The Night
Grant Miller - Doctor For My Heart
Patty Ryan - Love Is The Name Of The Game, You're My Love You're My Life
CC Catch - Cause You Are Young, Backseat Of My Cadillac

Dieter'in Özel Yaşamından kesitler:

Nadja Abd El Farragh

Kısaltılmış adı ile Naddel, Dieter'in ilk eşi Erica'dan sonra beraber olduğu sevgilisiydi. Nadja: "Naddel kısaltılmış adı Duden sözlüğünde de yer alıyor. Ev için küçük tavşan anlamında."

Naddel'in annesi Alman, babası Sudan'lı. Bu yüzden çocukluğundan itibaren sıkı müslüman olarak yetiştirildi. 14 yaşında kuzeni ile evlendirilmek istendi ama Naddel buna karşı koyabildi. Hayalinde fotoğrafçı olmak vardı ama eczanede yardımcı olarak iş hayatına atıldı.

Sonra 23 yaşında Dieter ile tanışıncaya kadar bir butikte modelleme yaptı. Blue System'in Avrupa turnesinde geri vokal yaptı. Daha sonra Blue System albümlerinde bayan lead vokal oldu.

Bunun dışında uzun süre Dieter'in kız arkadaşıydı. Dieter: "Nadja süper vücuduyla çok çekici!" Naddel, Almanya'da en güzel bayanların içinde yer alıyordu Almanlara göre. Afrika etkisinde arap görünümüyle Dieter'i de etkileyebildi. Playboy için de çalıştı. 120 000 Alman Markına bir resim serisinde soyundu.

Dieter, Verona Feldbusch ile 30 günlük evliliğinden sonra Naddel'e geri döndü. Bohlen ve Feldbusch'un tatil fotoğrafları magazin sayfalarında yer alırken Naddel, Dieter'in 100 000 m² lik alanda yer alan lüks villasından Alster'de başka bir rüya evine taşındı, tabii ki evi Dieter almıştı.

Dieter'siz de Nadja'nın adı geçiyordu: Erotik şovu "Peep!" ile Almanya dışında da üne kavuşmuştu. "Aslında hırslı değilim. Ama eğer kafama bir şey takarsam onunla uğraşırım." hayat felsefesi bu Nadja'nın. "Peep!" adlı programın izlenme oranı düşmeye başlayınca Nadja, Schmuddel TV'den kovuldu. Kovulmasından itibaren ilk kez 20 mart 2001'de RTL'de "SOS Barracuda - Avcı kız" adlı dizide rol aldı. Çekim yeri hazirandan aralık ayına kadar Palma de Mallorca idi. Bu yerde arkadaşı Dieter'in stüdyosu da bulunuyor. Dizinin soundtrack'inin prodüktörü de Dieter oldu tabii ki. 2001 başında ise Nadja ve Dieter 12 yıl süren ilişkilerine son verdi.

Verona Feldbusch

Verona Feldbusch bir çok kişi tarafından özellikle baylar tarafından Almanya'nın en güzel kadını olarak görülüyor. Verona, 30 Nisan 1968'de Bolivya'nın La Paz şehrinde teknikerlik yapan Alman bir baba ve kuaförlük yapan bolivyalı bir kadının kızı olarak doğdu.

15 yaşında eğitimi için terzide modellik yaptı. 1990 yılında Hamburg'da bir butik açtı. Aynı yıl güzellik yarışmalrında "Miss Hamburg", "Miss Germany" ve "Miss American Dream" seçildi. Bunlara rağmen şöhreti yakalayamadı. 1995 yılında Hamburg'da bir diskoda Dieter ile tanıştı. 13 Mayıs 1996'da Las Vegas'ta Dieter ile sürpriz bir şekilde evlendi. Evlilik 4 hafta sürdü. Blue System starının dediklerine göre Verona çok tembelmiş ve yemek yapmasını bilmiyormuş.

96 Kasım ayında Verona Dieter'e boşanma davası açtı. Verona, Dieter'in kendisine vurduğunu iddia etti. Bundan sonra magazin basınında yakışıksız bir çamur atma olayı başladı. Magazin basını bu olayı çok abarttı.

17 Mayıs 1997'de sayısız davadan sonra Dieter ve Verona resmi olarak boşandı. Dieter, eski kız arkadaşı Naddel'e geri döndü. Bu olaydan sonra Verona, RTL 2'deki Erotik Show "Peep!" in sunucusu oldu, ardından RTL'de "Veronas Welt" adlı bir program yaptı. Bunlar sonucu Verona bir star oldu Almanya'da ve Dieter Verona için şunları söylediİ "Dokunduğum herşey altına dönüşür. Verona'ya üç hafta dokundum ve herşeye yetti bu."

Verona, Dieter'in laflarına karşılık yemek yapabildiğini ispatlamak için "Kochen mit dem Blubb" (Gräfe & Unzer Yayınları) adlı bir yemek kitabı çıkardı. Bild'e Verona kitap hakkında "Benim gibi kitap okuma konusunda problemi olanlar için bir kitap" dedi. Dieter'den sonra Verona 32 yaşındaki mimarlık öğrencisi Franjo Pooth ile beraber. 11 Haziran 1999'da Silverstone'daki Formula 1 yarışlarında tanışmış.

Yapımcılık alanında Bohlen, Millane Fernandez'in yapımcılığının ardından Isabel ile de ilgilenmiştir.

Estefania KunsterVe Estefania Kunster: Dieter'in yeni kız arkadaşı. Yarı Paraguay'lı yarı Alman. Mart 2001'den beri tanışıyorlar. "Hayatımın kadını o, onunla evleneceğim" diyordu Dieter.  Evlenmeden Estefania'dan 2005 yılında Maurice Cassian adlı bir bebek sahibi olan Bohlen, daha sonra Fatma Carina Walz ile çıkmaya başlamış, Carina'dan da 2011 yılında Amelie adlı bir kız bebek sahibi olmuştur.

2003 ocak, şubat ve mart aylarında Alman RTL kanalında finalleri yayınlanan "Deutschland Sucht Den Superstar" adlı ses yarışmasında jüri üyesi ve prodüktör olarak yer alan Dieter Bohlen, yarışmada finale kalanlar ile birlikte bu yarışma adıyla "We Have A Dream" adlı bir single çıkardı. Single, Almanya'daki satış başarısından dolayı Bohlen'e platin plak kazandırdı. Daha sonra yine bu yarışmaya katılan her finalist için bir şarkı yazan Bohlen, 12 şarkılık "United" albümünü çıkardı ve bu da çok başarılı oldu. Yarışma ile yeni gençliği de yakalamayı başaran Bohlen, bu yolla Alman halkının sevgisini de kazandı.

Yarışma sonucunda birinci gelen Alexander'a single çıkartan Bohlen, diğer bir yarışmacı olan Daniel K.'ya da single çıkardı. Görülüyor ki Dieter, yeni yeteneklere önem vermeye devam ediyor.

Yarışma ile yine popüler olan Bohlen, bu popülaritesi ile Modern Talking'in son albümünün de satışlarını etkiledi.
2003 yılında Modern Talking'i, bu gruba zaman ayıramama gerekçesiyle sonlandırdı Bohlen. Ama şu an birçok reklam filmine, superstar yarışmasında jüri üyeliğine, yapımcılığını yaptığı gençlere zaman ayırabiliyor... 2005 yılında da RTL'de sürekli boy göstermeye devam ediyor. 2006'da ise Dieter Bohlen, "Dieter - der Film" adlı projenin başında görülüyor. Bohlen'in otobiyografi kitaplarına dayanılarak çizgi film formatında hazırlanan filmin bütün müzikleri Dieter Bohlen'e ait. Üstelik şarkılar eski Modern Talking tarzında ve Dieter Bohlen bütün şarkıları kendi seslendiriyor. Soundtrack albümün bir diğer sürprizi ise Modern Talking'in piyasaya çıkmamış şarkısı "Shooting Star"ın da piyasaya sürülmesi.

Deutschland sucht den Superstar birincisi Mark Medlock ile müzikal anlamda samimileşen Bohlen, "ikili olarak başarıyı yakaladığımız için çok mutluyum. Yıllardır görülen en iyi Alman Pop ikilisi olacağız. Bu, yeni Modern Talking olacaktır" sözleri ile Mark Medlock ile 9 Kasım 2007'de Dreamcatcher adlı albümü çıkarttı. Albüm Almanya'da 26 hafta listelerde kalarak, toplamda 200.000 üstünde satış tirajı ile ikinci sıraya yükselmiştir.

Deutschland Sucht Den Superstar programı yanında 2007'de Ruth Moschner ve André Sarrasani ile ve 2008'den itibaren de Bruce Darnell ve Sylvie van der Vaart ile RTL'de "Das Supertalent" programında jüri olarak yer almıştır Bohlen.

Yazarlığa da devam eden Bohlen 2006'da Meine Hammer-Sprüche (Çekiç gibi sözlerim), 2008'de Nur die Harten kommen in den Garten! Der Weg zum Superstar (Sadece sert çocuklar bahçeye girebilir - Süperstar olmanın yolu) ve 2008'de Der Bohlenweg – Planieren statt Sanieren (Bohlen yolu - yenilemek yerine planlamak) adlı kitapları yayımlatmıştır.

2011 yılında prodüktör olarak Sarah Engels ve Andrea Berg ile çalışan Bohlen, 2011 Eylül ayında Sylvie van der Vaart ve dansçı-koreograf Motsi Mabuse ile Das Supertalent programını sunacaktır.

Yazı: Kamil Koçak