Geri Dönüş 1998 Comebcak ve 1999 Yılı


Öncesi : 1987'deki dağılmanın ardından 11 yıl

Bohlen müzikal alandaki yeteneği yanında ticari zekasını da çok iyi kullanarak fırsatı iyi değerlendirdi: Modern Talking'e olan özlemi ve insanların talebini hissetti, bunun yanında kendi istekleri ve Thomas Anders'in, solo kariyerindeki başarısızlığını aşma isteği, BMG firmasında Bohlen'in Modern Talking'i tekrar kurmasını sağladı.

1998 yılının başında Thomas Anders ve Dieter Bohlen resmi olarak Modern Talking'i tekrar kurdular. Bu geri dönüşü insanlara duyurmak amacıyla da mart ayında Thomas Gottschalk'ın "Wetten,dass..?" adlı programına konuk oldular: Sahnede iki parçaya ayrılmış kalp içinde Dieter ve Thomas, aradaki paravanın kalkmasıyla 18 milyon seyirci önünde geri dönüşlerini ilan etti. Bu show'da "You're My Heart, You're My Soul" parçasını canlı olarak ve yeni versiyonuyla seslendirdi Thomas ve Dieter. 9 Mart 1998'de "You're My Heart, You're My Soul '98" piyasaya çıktı. Ama en fazla ikinci sıraya yükselebildi Almanya'da.

Modern Talking'in 11 yıl aradan sonra çıkan "Back For Good" adlı geri dönüş albümünde eski şarkılarının yanında dört yeni Dieter Bohlen bestesi vardı. Eski şarkılar, bilgisayarla oluşturulan altyapı ile mix edilmişti. Ritimdeki bass ve kick vuruşlar, milenyuma girilirken müziğin bir kuralı olmuştu artık çünkü.

"You're My Heart, You're My Soul", "You Can Win If You Want", "Cheri Cheri Lady", "Brother Louie", "Atlantis Is Calling", "Jet Airliner", "In 100 Years" gibi klasik Modern Talking şarkıları, 80lerdeki orijinal kayıtların üstüne, güncel olan bilgisayar efektleri ile yeniden mix edilirken, Thomas Anders, "Give Me Peace On Earth" gibi bir klasiği de olgunlaşmış ve gelişmiş sesiyle yeniden seslendirdi. Eski şarkıların dışındaki "I Will Follow You", "Don't Play With My Heart", "We Take the Chance" ve "Anything Is Possible" adlı Bohlen'in Modern Talking için yazdığı şarkılar ortanın iyisi düzeyindeydi.

Bu Modern Talking albümü o kadar ilgi gördü ki, sadece Almanya'da 4 milyon CD'si satıldı. Modern Talking yine eskisi gibi gündemdeydi. Bu sefer eski Modern Talking hayranları yanında yeni gençlik de Modern Talking'i seviyordu artık. Beş hafta boyunca Almanya'da en çok satan albüm konumunda kaldı ve yurtdışında 15 ülkede 1 numaraya yükseldi. "Back For Good", bir yıl boyunca Alman müzik listesinde kaldı. Albüm, single'dan daha başarılı olmuştu.

20 Temmuz 1998'de ise albümden ikinci single CD'si çıktı: "Brother Louie '98". Bu single, en fazla 16. sıraya yükselebildi. Temmuz sonunda müzik dünyasından bir haber de Bad Boys Blue'dan geldi: 2 yıldır albüm yapmayan ve yapmaya da pek niyetli olmayan grup, "Back" adlı bir albüm çıkardı, ne tesadüf(!) değil mi?...

Modern Talking yine gündemdeydi artık. Thomas Anders ve Dieter Bohlen sürekli TV programlarına çıkıyor, gazete ve dergilerde haberleri eksik olmuyor, videoklipleri müzik kanallarında sürekli dönüyor, son albümleri her yerde dinleniyordu. Bu durumdan Thomas Anders de, Dieter Bohlen de, eski Modern Talking hayranları da hoşnuttu.

Bu yedinci albümün altyapısında, bilinen fakat çok dikkat çekmeyen birisi vardı: Eric Singleton. Singleton, Modern Talking single'larının Rap versiyonlarını yaparak, farklı bir çalışma sunuyordu piyasaya. Bunda amaç, değişen müzik anlayışında "American Rap" akımının Avrupa'yı da etkisi altına almasaydı. Yeni gençlik Rap müzikten hoşlanıyordu ve Modern Talking şarkılarının Rap versiyonlarını çıkarmak kötü olmazdı... O zaman için Modern Talking hayranlarını pek rahatsız etmeyen birisiydi Eric Singleton, ama sadece o zaman için...

Single şarkılarına çekilen video kliplerin bir de rap versiyonları çekilmişti, yani Singleton, Modern Talking'den daha fazla görünüyordu bu Rap versiyon kliplerde.

Modern Talking, tekrar kazandığı popülaritesi ile Almanya'da turneye çıktı ve yurtdışında da konserler verdi. 80lerde olduğu gibi ödüller de almaya başladı. Viva Comet, Bambi, Goldene Europa gibi. Bu arada Modern Talking'in yapımcı şirketi BMG, RTL kanalı ile bir anlaşma yapmıştı. Ve BMG'nin bütün prodüksiyonları bolca RTL'de yer almaya başlamıştı. Thomas Anders ve Dieter Bohlen sıkça RTL'de rastlanır olmuştu. Müzik programlarında, Talk Show'larda, magazin programlarında, haberlerde hatta yemek programlarında bile...

1999'a gelindiğinde şubat'ta yeni Modern Talking single CDsi piyasaya çıktı. You Are Not Alone adını taşıyan single'dan önce Modern Talking'e karşı bazı kuşkular vardı. Dieter Bohlen'in Blue System'den görüldüğü üzere artık iyi beste yapamayacağını düşünenler çoktu.

Ama "You Are Not Alone" piyasaya çıkınca bu kuşkular yerini ilgiye bıraktı. Bu şarkı, beste yönüyle iyi bir çalışmaydı, altyapısı da modern müzik anlayışına göre hazırlanmıştı, Thomas'ın gelişmiş sesi de eklenince "Brother Louie '98" single'ından daha iyi bir satış yakalayarak Almanya'da 7. sıraya kadar yükseldi.

Single CD'yi izleyen günlerde 8. Albüm "Alone" müzikseverler ile buluştu. Bohlen, moda olan müzik altyapısını kullanmayı iyi bilmişti, 7. Albüm'deki altyapı ve düzenlemelerde belirgin farklılık vardı.

Bunda Modern Talking'in sadece Dieter Bohlen'in aranjörlüğü ve prodüktörlüğü ile yetinmeyip alanında ünlü aranjörlerle çalışması ve co-prodüktörler ile işbirliğine gitmesi vardı. İyi bir pazarlama stratejisi, kaliteli bir albüm ve sonuç da çok olumluydu.

Bu albümden çıkan ikinci single "Sexy Sexy Lover" adlı albümün ikinci şarkısıydı. Bu single 16. sıraya kadar çıkmış, yine "Brother Louie '98" den bir basamakla bile olsa daha iyi bir satış izlemişti.

Bu noktada eski Modern Talking hayranlarını biraz kızdıran bir gelişme oldu. Comeback albümünde yeterince Modern Talking kliplerinde boy gösteren Eric Singleton, yine işbaşına getirilmiş. "Alone" albümünde, CD'nin sonunda kendi Rap tarzıyla uzun bir Modern Talking mixi ile yer almıştı. Bununla da yetinilmeyip, son iki single'da da Rap versiyonlarla yer edinmişti (bunların da kliplerinde yer aldı). Bu da yetmezmiş gibi Modern Talking'in çıktığı TV Showlarında Singleton da çıkıyordu.

Dediğimiz gibi BMG'nin bir pazarlama stratejisiydi bu: Rap kullanarak Teenager'ları etkilemek... Fakat eski Modern Talking hayaranları bu işten hoşnut değildi. Buna karşıt olarak yeni yetme Modern Talking hayranları ise "daha fazla Rap" diye talepte bulunuyordu.

Görüntü açısından da Modern Talking'in değişimi hala devam ediyordu. Thomas Anders, burnuna estetik ameliyat yaptırmıştı. Bohlen aldığı kiloları vererek daha genç görünmeye çalışıyordu. Thomas ve Dieter saçlarını kısa kestirmeye devam ediyordu. Ama Dieter'in saçlarına sarı gölgeler attırmasından vazgeçeceği yoktu. Kıyafet olarak da takım elbise, gömlek pantolon tercih ediyorlardı artık biraz da orta yaşın verdiği ağırlık olsa gerek.

Modern Talking'i 1987'de dağıldıktan sonra pek takip etmemiş kişilerin, bu ikilinin yeni hallerini gördükten sonraki tepkileri "Dieter Bohlen'i biliyorum da, bu esmer adam da kim?" şeklinde olmuştu.

1999 yılında Bohlen'in haberleri magazin basınında yer almaya devam etti. Nadja Abdel Farrag ile Blue System'den beri devam eden ilişkisine Dieter, son noktayı koydu.

Modern Talking'in geri dönüşü ile 80lerin şarkıları yine görücüye çıktı: "Back For Good" albümündeki aynı altyapıyla C.C.Catch, Sandra, Bad Boys Blue'dan eski şarkılarının remixlerini içeren best of albümleri piyasaya çıktı.

Yazı: Kamil Koçak

Devamı: Milenyuma Girerken Modern Talking